5 Eylül 2022 Pazartesi
Popüler ve akademik tarih üzerine notlar
3 Eylül 2022 Cumartesi
Usta-Çırak eğitimi. İzmir. 1832
Usta-Çırak eğitimi. İzmir. 1832
Gezginlerin Osmanlı coğrafyasını ve özellikle de Ege ve İzmir yaşantısını anlattıkları kitaplarını okurken çok ilginç bilgiler ile de karşılaşıyorum. Bunlardan bir tanesi de İzmir'de olan bir Rum kız okulunda uygulanan eğitim sistemi. Konuyu araştırınca da bu sistemin çok farklı yerlerde, çok farklı isimler ile uygulandığını da görüyoruz. Milattan önce dahi benzer yöntemler kullanılmakta. Farklı isimler altında uygulanmış ancak en bilinenleri "Monitoryal sistem ve "Lancasterian System".
İzmirde de söz ettiğim Rum kız okulunda bu sistem uygulanmakta. Yıl 1832. Başka okullarda da uygulanıp uygulanmadığını bilmiyoruz. Kitapta sadece bu okuldan söz ediyor (Bu okul ile ilgili bilgileri daha sonra Cumhuriyet öncesi İzmir de eğitim adlı bir dosyada toplayıp yayınlayacağım)
Aslında bu sistem bir misyonerlik projesidir. Kurucuları ve uygulayıcıları da "misyoner " dir. İzmirde de bu işi Mr. Brewer (Amerikalıdır) yönetmektedir (3).
Sistemin temeli, bilgili öğrencilerin, bilgisiz öğrencileri eğitmesi üzerine kurulu. Öğretmenler bu işin başlangıcında, gelen çocukları hem eğitmek hem de eğitimci yapmaya çalışırken varlar. Öğretmenler bu arada, bu eğitimi yaparken danışman durumundalar da. Burada Öğretmeni "USTA", öğretici çocuğu "KALFA", okula başlayan çocuğu da "ÇIRAK " olarak görebiliriz. Bu sistem, Osmanlı da askeri okullarda bile kullanılmış (1)
Nereden nereye, yüzyıllardır , hemen dünyanın her yerinde uygulanan, bizim toplumuzda da belki binlerce yıldır uygulanan bu sistem, Amerikalı Misyonerler nedeni ile bir isim almış. Eğitim sisteminin Anglo-Saksonlar tarafından adlandırması ve geliştirmesinin tek nedeni, sömürge ülkelerinde bulunan, kendi vatandaşlarının çocuklarının eğitimi de dahil genel bir eğitim seferberliğinin yapılması. Öyle yazmışlar. Tabii bu arada, eğittikleri o çocuklarda, eğitim kurum yöneticilerine minnetar olacaktır.
Bizde biraz yatılı okullarda olan etütlere de benzemektedir.
1- İAyşe AKSU. İngiltere - Amerika - Osmanlı Hattında Lancaster Öğretim Sistemi. Dergi Park. Yıl 2008, Cilt 6, Sayı 16, 29 - 67, 01.12.2008
https://dergipark.org.tr/tr/pub/ded/issue/29184/312500
2- Monitorial System. Wikipedia. https://en.wikipedia.org/wiki/Monitorial_System
3- E. Wines. Two years and a halh in navy. Volume II. 1832
Osman Koçanaoğulları
4 Eylül 2022.
24 Ağustos 2022 Çarşamba
Basmahane (Basmane) yufkacısı. İZMİR
Basmahane (Basmane) yufkacısı. İZMİR
Telif hakları vardır. Telif hakları (COPYRIGHT) dosyasını okuyunuz
Sizlere bir yerden ve bir çalışanından söz edeceğim. Çocukluğumun geçtiği Basmane semtinde olan bir yer burası. 1950 li hatta 1940 lı yıllarda burada yaşamış olanların bildiği bir yer burası. Belki de tarihi daha eskilere dayanıyor, bilmiyorum.Ancak benim söz edeceğim kişinin bu iş yerinde olma dönemi 1950 sonları ile 1960 sonları arasıdır.
Bu iş yeri, günümüz 1298 sokağın Anafartalar caddesine açılan bölümü üzerindedir. Günümüz "Kadın müzesinin" altında olan bir yerdir.
Bizler 1298 sokağı hep " arka mahalle " olarak tanımladık. İlginçtir ki, bizden yaş olarak çok büyük olanlar bile bu sokağı hep arka mahalle " olarak tanımladı. Ayni tanım 1296 sokak içinde geçerlidir.
Fotoğrafta da gördüğünüz yerde yufka, tel kadayıf ve ekmek kadayıfı imal edilirdi.
Sahibi gözlüklü orta yaşlarda biri idi. Ben size burada çalışan Ali den söz edeceğim. Bizler Ali' yi , önceleri hep buranın sahibi olarak bildiğimiz kişinin oğlu olarak bilirdik ama sonra onun orada bir çalışan olduğunu, mekan sahibi tarafından sahiplenildiğini ve bu işin inceliklerinin öğretildiğini kendi ağzından duyduk.
Ali, bildiğim ve hatırladığım kadarı ile ilk okul mezunu idi. O sokakta top oynarken, okul dönüşlerimde dükkanın önünde görürdüm. Bize pek katılmazdı. Bizler ile onun yaşı arasında baya bir yaş farkı vardı.
İlk okul 5. sınıf okul bitirme sınavlarının olduğu yıl. Sınavlar bitti. Son gün "el işi" sonavı vardı. Eve, kucağımda bir sürü el işi örnekleri ile dönüyordum. Çok sayıda karton işi küp, prizma örnekleri vardı. Bunları gördü, bakmak istedi, nasıl yapıldığını sordu. Ben de anlattım. Aradan bir zaman geçti, bana " ağabeylerinizin okuduğu roman-hikaye türü kitapları vardır, okumam için bana da verir misin " dedi. Daha sonraki günlerde kendisine bu tür kitapları hep taşıdım. En çok " sayılı fırtınalar " kitabını beğenmişti. Ciddi bir öğrenme arzusu vardı, okumaya açtı. Eski gazetelerden , köşe yazılarını keser ve saklardı. Bir ara, galiba o dönemin "Akşam " gazetesinde yayınlanan " Karaoğlan " çizgi romanlarını saklıyordu, her gün gazetede çıkan bir bölümü eklerdi. Giderek, diğer arkadaşlarımız ile de konuşmaya başladı, onlar ile çizgi romanlar alış verişi yapmaya başladı . Bir gün , kendisini bir uğraş içinde gördüm. Bir kitabı ciltlemek için dikiyordu. Onun sayesinde "cilt" işini öğrendim. Hala çok mükemmel yapabilirim.
İyi bir eğitim görse idi, çok ama çok farklı bir kişi olabilirdi.
Bir başka yazıda, bu yazı ile bağlantılı olarak kadayıfın, ekmek kadayıfının nasıl yapıldığını, cilt yapımının özelliklerini, aklımda kaldığı şekilde yazarım. Belli olmaz.
9 Ağustos 2022 Salı
Şadırvan camisinin yıkılan şadırvanı ( ya da çeşmesi). İZMİR
Şadırvan camisinin yıkılan şadırvanı ( ya da çeşmesi). İZMİR
Telif hakları vardır. Telif hakları (COPYRIGHT) dosyasını okuyunuz
Burası, 5 Ağustos 2022 tarihinde yıkılan bir şadırvanın olduğu yer. Fotoğrafta görülen şadırvan yıkılan şadırvan.
.Burası 5 Ağustos 2022 tarihinde bir gece yarısı, nedendir bilinmez, birileri tarafından yıkılan şadırvanın bulunduğu yer. Günümüz 912 sokak, eski dönemlerin Ali paşa caddesi. Olay ortaya çıktığında, şadırvanın 70-80 senelik olduğu söylenmişti, ama daha eski olduğunu eski İzmir planlarından biliyordum. Yıkılan bu şadırvan Goad 1905 İzmir planında gösterilmiş. Bu planda sadece bir çeşmeden söz ediliyor. Belki çeşme idi, belki de şadırvan. Tam olarak bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey burada bir su yapısının olduğudur.
Söz edilen çeşme veya şadırvan 1923 Pervititich İzmir planında da vardır. Bu planda, 1905 Goad planında var olan cami ana girişte bulunan merdivenli yapı görülmemektedir. Bu planda bir hata yok ise, camiye ana girişi sağlayan merdivenli yapının 1923 öncesibde yok edildiğini söylemek mümkündür.
Güncel Plan
Ortadan kaldırılan merdivenli yapı yerine caminin görkemli şadırvaının olduğu yere bir merdivenli giriş yapılmış.
24 Temmuz 2022 Pazar
16, 17, 18 yüzyılda gezginlerin İzmire geliş yolları
16, 17, 18 yüzyılda gezginlerin İzmire geliş yolları
Telif hakları vardır. Telif hakları (COPYRIGHT) dosyasını okuyunuz
Gezgin kitaplarını okuduğum günden beri aklıma, hep gezginlerin İzmir ve Ege bölgesine geliş yolları, geldikleri araçların özelliklerin ne olduğu sorusu takılır. Bu yazı 100 üzeri gezgin kitabından öğrendiklerimin bir sonucudur. Hemen şunu eklemek isterim, kitaplarda gezginlerin geliş yolları bellidir ama seyahat ettikleri araçlar ile çok fazla bilgi verilmemiştir.
16, 17, 18. yüzyıl hatta 1900 başları Osmanlı imparatorluğunun doğu bölümü yabancı gezginlerin en popüler gezi rotası olmuştur.
Gelen gezginler, laf ola beri gele kişiler değildirler. Hemen hepsi, çok iyi eğitim görmüş kişilerdir. Tarih, coğrafya, jeoloji, botanik, sağlık, arkeoloji, ekonomi, siyaset bilimi, eğitim bilimi ve misyonerlik alanında çok iyi yetişmiş kişilerdir. Buralara geliş nedenleri de söz ettiğim bu konular ile ilgilidir. Çoğu tarihi eser ticareti yapmış, bazıları olasılıkla ajanlık yapmış, bir bölümü de Hristiyanlığın yayılması için uğraşı vermişlerdir. Bu konu ile ilgili olarak daha sonra bir şeyler paylaşırım.
Okuduğum kitaplar İngilizce olduğu için, gelenlerin tamamına yakını İngiliz ve az bir bölümü Amerikalı gezginleridir.
İzmir ve Ege bölgesine;
1- Avrupa limanlarından ya da İskenderiyeden gemi ile gelmekte,
2- Tuna nehri (+) kara yolu., ya da kara yolu ile İstanbul'a vardıktan sonra
a- ya gemi ile İzmire varılmakta,
b- Ya da İstanbul'dan İzmire gemi ile ulaşılmaktadır.
Bu gelişlerde kullanılan gemiler, gezginin geldiği yıllara bağlı olarak ya yelkenli gemi ya da buharlı gemiler ile olmaktadır. Gelen gezginler, gemide nerede yatıp kalktıkları, neler yedikleri hakkında bir bilgi vermemişlerdir. Bu gezginlerin hemen tamamı paralıdır, resmi görevlidirler. Böyle olunca da geminin tipi ne olursa olsun, iyi bir ortamda yolculuk yapmışlardır ama hiç biri kaldıkları kamaralarının özelliklerini de yazmamışlardır.Çok az sayıda gezgin, daha çok güvertede yatıp kalkan kişileri anlatmış ve bunların barınma koşullarını, yediklerini anlatmışlardır. yediklerinden söz etmiştir.
Güvertelerde şanslı yolcuların köşe yerleşimleri yer bulduğunu anlatan gezginler vardır. Bu seyahatlerin, yaz mevsimlerinde yapılmış olması da çok olasıdır, gezgin kitaplarında ne bir fırtına ne de şiddetli yağmur anlatısı vardır. Güvertede olanlar, yaptıkları kaba bir çadırın altında yolculuk yapmışlar, kuru ekmek, zeytin (siyah zeytin olarak yazan bir gezgin var) ve salamura balık yedikleri yazılıdır. Tuvalet ihtiyaçlarının giderilmesi konusunda bir anlatı yoktur.
Osman Koçanaoğulları
23 Temmuz 2022
3 Temmuz 2022 Pazar
Sulu mezarlık - İZMİR
Sulu mezarlık - İZMİR
Telif hakları vardır. Telif hakları (COPYRIGHT) dosyasını okuyunuz
Bu mezarlığı gösteren fotoğraf aşağıda görülmektedir.
Bu mezarlık, bir zamanlar günümüzde var olan 853 numaralı sokak ile Mucibur Rahman Caddesi’nin birleştiği yerde bulunmakta idi. Günümüzde burada, yıkım sonrası ortaya çıkan Roma dönemi hamam kalıntıları bulunmaktadır.
Kemeraltı, bir zamanlar var olan İzmir iç limanı idi. Yıllar içerisinde kurudu ve Kemeraltı, kuruyan bu iç limanın alanı üzerine kuruldu. Ginimzde Kemeraltında yarım ay gibi uzanan Anafartalar caddesi, bugün elimizde olan bilgilerin anlatısı ile, eski limanın sınrlardırı. İç limanın kuruması epey zaman almıştır. 1836 yılı İzmir planında bie, hala iç liman kalıntısı olan alanlar görülmektedir. Sonra bu alanlarda kurur ama henüz bu bölgede bir mezarlık yoktur. Aradan yaklaşık 20 sene geçer, 1854-1856 tarihleri arasında çizilen İzmir planında iç liman tamamen kurumuştur ama hala bir mezarlık yoktur. Aradan yine bir 20 yıl geçer, 1876 tarihli İzmir planında , kuruyan bu bölgede bir mezarlık görülür. Bu mezarlık 1905 Goad İzmir planında da vardır. Bu mezarlık sonradan kaldırılır. Kaç yılında kaldırıldığı konusunda net bir bilgi yoktur ama 1924 yılında çizilen Prost planında mezarlık hala yerindedir. Mezarlık kalktıktan sonra yerine bir Tütün İşleme mağazası yapılır, 1980 li yıllarda burası da yıkılarak yerine modern bir iş hanı yapılır. Bu iş hanı yıkılıp yeni bir iş hanı yapılması planlanırken, zeminde Roma harabeleri ortaya çıkar. Harabelerin hamam olduğu söylenmektedir.
Buraya neden "sulu mezarlık " adı verilmiş olabilir. Zamanında, sokak-cadde-semtlere verilen adların hep bir anlamı olduğunu biliyoruz. Şimdi burada 2 olasılık vardır.;
1- Ya, mezarlık kullanılmaya başladığında, buralarda hala su alanları vardı ya da yağan yağmurlar ile buraları su ile doluyordu,
2- Mezarlık yapılmadan önce, hamam ve hamama bağlanan bir su akıntısı vardı.
Osman Koçanaoğulları
Temmuz 3 2022
28 Haziran 2022 Salı
Veba Salgınları - 1. İzmir
Veba Salgınları - 1. İzmir
© Copyright Copyright dosyasını okumak için burayı tıklayınız
Veba, İzmirin yüz yıllar boyu kabusu olmuş olan bir salgındır. Veba başta olmak üzere, 1700 ve 1800 lü yıllarda İzmirde görülen tüm salgınlar, salgınların nedenleri, tedavileri ve korunma konusunda yabancıların yazdıklarından derlemeleri yazıyorum. Bu dosya, bu salgınların en önemlisi olan Veba salgını ile ilgili olan dosyaların birincisidir. Bu dosyada, söz ettiğim yıllarda İzmirde var olan veba hastanelerinden söz edilecektir.Bir başka dosyada vebada o yıllarda kullanılan salgından korunma ve tedavi yöntemleri yazılacaktır.
İzmire, söz edilen yıllarda, Veba salgını dışarıdan gelmekte. Geliş yönünde en sık rota İskenderiye - Mısır. İkinci önemli rota İran. Mısırdan gelişlerin nedeni hem yapılan ticaret hem de "Hac". İrandan geliş nedeni ise deve kervanları ile yapılan ticaret. İstanbul kaynaklı vebanın o yıllarda çok az olduğu ve çok ağır klinik oluşturmadığı kayıtlarda vardır. yazılmış. O yıllarda İzmir kaynaklı veba salgınının olmadığı bir kaynakta belirtilmektedir.
İzmir veba salgınları konusu açıldığında San Rocco veba hastanesi adı ortaya çıkmaktadır. Bu hastane, yıllarca günümüz İzmirinde bulunan Etnoğrafya müzesi binasının San Rocco veba hastanesi olduğu söylemi yazılıp çizilmiştir. Bu bilgi yanlıştır. Yanlış olduğunu bazı araştırmacılar da yazmıştır. Peki bu San Rocco veba hastanesi nerededir. Hemen 1936-1837 yılları arasında kartograf Thomas Graves İzmir planına bakalım . Bu plan, İzmirin bu kadar kapsamlı olarak yapılmış ilk İzmir planıdır. Bu planda, günümüz Kahramanlar-Fuar bölgesine uyan bir hastane görülmektedir. Planda 2. Veba hastanesi olarak tanımlama yapılmıştır. Daha sonraki planlarda (1854-1856 Luigi Storari ve 1876 Lamec Saad İzmir planları) San Rocco hastanesinin adı " Avrupalılara ait Lazaretto - European Lazaretto" olarak belirtilmektedir. İkinci veba hastanesi burası ise, birinci Veba hastanesi nerededir ve adı nedir ?. Bu konuda çizilmiş olan İzmir planlarında Birinci veba hastanesi olarak bir kayıt yoktur.
1836-37 planında gösterilmeyen Birinci veba hastanesi nerede olabilir ve bu hastanenin adı nedir ?. Burada bu konu ile ilgili yayınlanmış yazılara göz atacağız.
Önce İzmirde olan veba salgınlarında adı geçen bir papazdan söz etmek gerekecek. Bu papazın adı Luıgi di Pavia dır. Bu isim, Count Von Berchtold (1798) tarafından yazılan yazının ana metninde ile yazının sayfa alt bölümünde ve John Hovard (1791)' ın yazılarında geçmektedir. Bu yayınlanan yazılardan;
1- Luigi di Pavia nın bir papaz olduğunu,
2-İzmirde bir hastane yaptığını ve yapım masraflarının tamamen kendi birikimi ile ailesinin sevap olması için yapılan katkılar ile karşıladığını,
3- Bu hastanenin çok büyük ihtimal ile adının San Antonio olduğunu,
4- San antonio hastanesinde papaz olarak görev de almış olduğunu öğreniyoruz.
Hastanenin yapılış ya da açılış tarihi ile ilgili olarak yapılan hesaplamalarımda, 2 adet farklı tarih ortaya çıkmaktadır. Count Von Brechtold yazısında referans olarak John Hovard ın notları kullanmıştır. Eğer hastanenin açılış tarihini,
(a) John Hovardın, seyahatı tarihlerine göre hesaplayacak olursak 1785-27= 1755,
(b) John Hovardın jştabının basımına göre hesaplayacak olursak 1791-27= 1764 yılı ortaya çıkmaktadır.
Bu hesaplamada olan 27 yıl, yazılarda, San Antonio hastanesinin 27 yıl önce yapılmış olduğu notunun olmasıdır.
Bu hastanenin Birinvi Veba hastanesi olması hem 2 Veba hastanesinden önce inşa edilmiş olması hem de Luigi di Pavianın , doktor olmamasına rağmen veba konusunda çok fazla deneyimi olması ve kendisininde San Antonio hastanesinde görevli olmasıdır. Kendisi, vebanın tedavizi için veba hastalığını dahi kendisine bulaştırmış biridir.. Bu hastane, halka açık ve ücretsiz bir hastanedir. Sadece vebalı hastalar değil, diğer hastaların tyeşhis ve tedavisinin de yapıldığı bir yer olması akla yatkındır. Belki de hastanenin bir bölümü vebalı hastalara ayrılmıştı, bunu bilmiyoruz.. Peki San Antonio hstanesi nerede idi. Hastanenin buunduğu yer zaman içinde değişmedi ise,Didem Akyol Altun' a göre hastaneler sokağında bulunan Rum hastanesine bitişik bir bina idi.
Rum Lazarettosu (yapıldığı yıllardaveba hastanesi olarak kullanılmıştır) planları ve hastanenin gravürü 1791 tarihinde basılan John Hovard a ait kitapta bulunmaktadır. John Hovard gezisini 1785-1786 yıllarında yaptığına göre Rum hastanesi ya 1785 yılında ya da daha önceki bir tarihte yapılmış olması gerekmektedir. Bu hastane 1836-1837 Thomas Graves planında görülmemektedir. Muhtemelen kayıt alınması unutulmuştur.
İzmirde diğer hastanelerde de vebalı ve salgın hastalık bulaşmış hastaların tedavi edildiklerini de biliyoruz. Bu hastaneler genelde bir kaç yatak veya odaarını bu hastalar için ayırmakta idiler.
Veba hastalığına yakalanmış olan Türk hastaların bir hastanede tedavi edilip edilmediğini gösteren bir not bulamadığım gibi Türklere ait bir hastanede bu yıllarda yoktur. Genel bir Türk hastanesi çok uzun yıllar sonra yapılacaktır. Türkler ya bir hastaneye baş vurmayıp, hastalığı evlerinde tedavi etmeye çalıştılar ya da kaderlerine razı oldular.
KAYNAKLAR
1- John Howard; Stephen Theodore Janssen, Sir; James Johnstone. An account of the principal lazarettos in Europe : with various papers relative to the plague : together with further observations on some foreign prisons and hospitals : and additional remarks on the present state of those in Great Britain and Ireland. Publisher: Warrington : Printed by William Eyres, and sold by T. Cadell, J. Johnson, C. Dilly, and J. Taylor, in London, 1791
2- Philosophical Magazine. Taylor & Francis, 1798. Vol 1, Sayfa 257., Account of a new Method to cure and prevent the Plague, as practiſed at Smyrna. Publiſhed by Count von Berchtold. Sayfa:257
3- Didem Akyol Altun., Tarih İncelemeleri Dergisi XXIX / 2, 2014, 405-443 CUMHURİYET ÖNCESİ DÖNEMDE İZMİR HASTANELERİNİN MEKÂNSAL GELİŞİMİ
Osman Koçanaoğulları
2022. Haziran
-
İzmir İç limanı ve Kemeraltı bölgesinin oluşumu Telif hakları vardır. T elif hakları (COPYRIGHT) dosyasını okuyunuz Günümüzde, alış veri...
-
Kokluca (Altındağ) - İZMİR Telif hakları vardır. T elif hakları (COPYRIGHT) dosyasını okuyunuz Daha önceleri Kokluca olarak adlandırılan b...
-
Kervan (Kemer, Karavan) köprüsü - İzmir Telif hakları vardır. T elif hakları (COPYRIGHT) dosyasını okuyunuz Batılıların adlandırması il...














